Avrupa Son 30 yılın En Büyük Felaketiyle Karşı Karşıya

Macaristan’daki bir fabrikadan yayılan toksik atık Avrupa’yı tehdit ediyor. Bu tür felaketler yaşanmaması için, Türkiye de dahil hükümetler, acilen “atık depolama alanları ne durumda, ne kadar emniyetli ve bu atıklar ne yapılıyor?” sorularına cevap vermeli.
Greenpeace Akdeniz, Macaristan’da bir aluminyum fabrikasının atık havuzundan sızan ve ağır metaller içeren “kızıl çamur”un Avrupa’da yayılması nedeniyle endişe duyuyor. Greenpeace, felaketin ardından, bölgeye bir ekip göndererek, toprak ve sudan örnekler aldı. Bu örnekler iki bağımsız laboratuvara gönderilerek incelendi.
Greenpeace’in aldığı ilk örneklerde çeşitli seviyelerde krom, civa ve arsenik bulundu. Bu tip ağır metallerin havaya, suya ve toprağa karışması tüm canlılar için çok ciddi tehlike oluşturuyor. Toksik maddelerin etkileri uzun yıllar devam ediyor.
Greenpeace’in yaptırdığı analizde şu değerler ortaya çıktı: 110 mg/kg arsenik, 1,3 mg/kg cıva ve 660 mg/kg krom. Kolontar’daki küçük bir kanaldan alınan suda yapılan incelemede, litre başına 0,25 miligram arsenik bulundu ki, bu içme suyu limitinin 25 kat üzerinde.
Zehirli madde içeren çamurun Tuna Nehri’ne karışmasının ardından konuyla ilgili Greenpeace Akdeniz Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı şunları söylüyor: “Avrupa’daki son 20 hatta, 30 yılın en büyük felaketlerinden biri yaşanıyor. Yetkililerin açıklamaları uzun yıllar bitiki örtüsünün bölgede varolmayacağı ve ekolojik hayatın yok olacağı yönünde. Bu konuda ciddi endişeler var. Aynı zamanda bundan ders alarak Türkiye ile ilgili hemen sorgulanması gereken noktalar var. Bu kırmızı çamurun (Aluminyum üretimi sonucu bir yan ürün olarak ortaya çıkıyor. Başka sanayilerde de kullanılabiliyor ama Macaristan’da sadece depolanıyor) ağır metal içerdiği bilindiği halde, Macar hükümeti kendi analiz sonuçlarını açıklamadığı için yoğunluğunu bilemiyorduk”.
Çamurun Tuna Nehri’ne yayılmasını engellemek amacıyla setler çekmeye ve suyu nötralize etmeye çalışıyorlardı ama sadece PH seviyesini düşürebildiler, çamur Tuna’ya karıştı. Şu anda atık barajının duvarlarının tamamen çökme riski tespit edildi. Bu durumda en az 500,000 m3 çamur daha yayılabilir. Bu Tuna’nın zehirlenme riskini çok artıracak. Karadeniz’e ulaşma riski ve etkisini tahmin etmek güç ama elbette ki nehirdeki yaşama etkisi gibi büyük olmayacak.

Ağır metallerin etkisi de ağır

Söz konusu toksik maddeler ağır metal olduğu için canlı bünyesinde yağlı dokularda birikim yapıyor. Yüksek alkalinteye sahip sıvılarla temas, deride yanığa ve gözlerde ciddi hasarlara neden oluyor. Alkalinitesi yüksek sıvıları yutmak, hem yemek borusunun hem de iç organların ciddi olarak zarar görmesine sebep olur. Miktarı az da olsa çok da olsa, hem nehirde hem de ulaşırsa denizde, canlıların yapısında uzun vadede etkisi olacak.
Banu Dökmecibaşı, yapılması gerekenlerle ilgili olarak: “Greenpeace, Macar hükümetine bilgileri paylaşması, mağdurlara tazminat vermesi, şirket hakkında soruşturma yapması ve cezalandırması, acilen yayılımı durdurmak için gerekeni yapması için çağrı yapıyor. Bizim bakanlığımızın yaptığı gibi sadece ‘bize birşey olmaz, merak etmeyin” tarzı yaklaşım, yine Çernobil zamanlarını hatırlatmaktan başka işe yaramıyor” diyor.

Ya Türkiye?

Türkiye’de üretimde ne kadar güvenli bir depolama sisteminin olduğu sorgulanmalı. Benzeri felaketlerin yaşanmaması için hiçbir neden yok, üstelik Türkiye’de endüstri hakkında kamuoyuna bilgi sağlanması, saydamlık gibi konularda yaşanan sıkıntıları düşününce endişe duymamak elde değil. Türkiye’deki atık depolama alanları ne durumda, ne kadar emniyetli, ya da bu atıklar ne yapılıyor? Bir yandan da böyle bir senaryo ile başa çıkabilecek uzmanlar var mı? Bu konuda Bakanlıkların derhal bilgi sağlaması, değerlendirme yapması ve önlem alması şart.
Türkiye’de endüstrinin (sadece aluminyum üretim değil, tehlikeli atık çıkaran tüm sanayilerin) benzeri felaket senaryolarına karşı bir müdahele yeteneği ve uzman kadrosu olmadığından acilen bunların sorgulanmasının tam sırası.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.