Kitaplardan Notlar / Derleyen: Murat Mutlu

Kadınlar, medeniyeti gözleriyle anlamaya mahkûmdur. 
Bunlar, hakiki medeniyetçilerden daha bahtiyardırlar: 
Şekillerle iktifa (yetinme) ederler ve renklerin değişmesi onları eğlendirir.
Fakat hakiki terakkiye (ilerleme, yükselme, gelişme) inanan, kültür sahibi bir İngiliz kızın sükûtu hayalini (hayal kırıklığı) düşünün! 
Her şeye vâsıl (ulaşan, varan) olmuş, fakat hiçbir şey bulamamıştır.

İçlerinde intihar edenler var. Bu daha fena. 
Zira onlar için medeniyet, cazip bir renkler âleminden ibaret değildir. 
Onlar bütün ümitlerini insanlığın muhteva (içerik) olarak tekâmülüne (gelişme,kalkınma) bağlamışlar ve büyük harp misaliyle de aldandıklarını anlamışlardır. 

Onlar ideal sahibidirler; bizimkiler fantezi düşkünü; onların aldanışı daha korkunçtur.”
Peyami Safa-Fatih-Harbiye
———
“…düşünmek değildi de bir çeşit fısıldamaktı bu: 
Aklımdaki karanlık ormanın kalbindeki kara kurt uyusun diye…..
gövdemi gördüğümde içimdeki lanet ve sinsi ses, bak gene dişlerini gösteren hain kara kurt,
seslenecekti bana, sen suçlusun diye”

“Hani çocuklara sorarlar ya, niye ağlıyorsun yavrum diye;
derin bir yara içinde bir yerde kanadığı için ağlar,
ama soruyu soran amcaya der ya,
mavi kalemtıraşımı kaybettim diye, işte öyle kederleniyordum ben de…”

“Aşk birisine şiddetle sarılma, onunla aynı yerde olma özlemidir.
Onu kucaklayarak, bütün dünyayı dışarda bırakma arzusudur.
İnsanın ruhuna güvenli bir sığınak bulma özlemidir.”

“Benim gibi hayatı kaymışlarda hüzün, zeki olmaya çalışan bir öfke olarak gösterir kendini.
O zeki olma isteği de en sonunda her şeyi berbat eder.”

Orhan Pamuk-Yeni Hayat
———
“Yaratılışın yasaları zamanla değişmez ve kesinlikle erkekler ya da kadınlar için farklı değildir. 
Her insana özgür irade armağanı verilmiştirç bu hiçbir zaman geri alınamaz. 

Onun için herbirimiz kendi yolumuzda gitmekte,
kendi alınyazımızı aramakta, kendi üst benliğimizi keşfetmekte özgürüz…”

“Yaşamında birlikte yolculuk yaptığın grup seni ya olumlu olarak destekleyecek 
ya da sana sürekli olarak onlara
rağmen kendi olumlu düzeyine ulaşman için gereken fırsatları sunacaktır…”

“Kızgınlık aynı bedende yara açan ve çıkarılması zor bir mızrak gibidir…”

“Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır, çünkü ondan daha uzun sürer…”

Marlo Morgan-Sonsuzluğun Mesajı

———
Yolunu yitirdiğini, şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa. 
Unutma ki yapraği gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda devrilir,
oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu binbir güçlükle dolaşır.
Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir, olayların içinde ve üzerinde olmalısın,
ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir,
ancak böyle doğru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin.
Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman,
herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle.
Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle.
Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle.
Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git.

Susanna Tamaro-Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
———
Bir an, sadece bir an umutlanır rüzgar.
Ağıdı bırakır, damarlarında gizlenen çürümeye rağmen güzelliğini koruyan yerdeki yaprakları canlandırmak ister.
Bütün bedeniyle dokunur onlara; bu dokunuş öyle yumuşak,
öyle kırık dökük, öyle çaresizdir ki, ağaçlarda kalan yaprakların da aklını çeler, onlarda kaldırıp atarlar kendilerini rüzgarın kollarına.
Artık ölümcül toprağın üzerinde ölümcül bir dans başlamıştır.
Tan doğumundan öğle ortasına, ikindiden akşam alacasına, gece karanlığına, son yaprak dökülünceye kadar sürecek bir dans…

Düşen mutlu düşer, ne de olsa son nefesini sevdiğinin kallarında vermiştir…

Ahmet ÜMİT-AŞK KÖPEKLİKTİR
———
Sefil Düşünceler ve küçüklükler arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı çözemedik, soru da cevapsız ve acımasız kalakaldı: 
Nasıl yaşadın, neden öyle yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın, başka bir yol,
başka bir anlam arıyordun, yanlış zilleri, yanlış kapıları çaldın, yanlış yollara saptın,
yanlış insanları sevdin,
yanlış yataklarda uyudun, yanlış evlerde yaşadın.
Neden hayal ettiklerini, düşündüklerini bu kadar küçümsüyorsun?” 

Kostas Mourselas-Kızıla Boyalı Saçlar

 

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.